Film Tercihlerim ve Ben
Posted on Ocak 10, 2012 by admin
Geçen yıl gördüğünüz en iyi film:
2009’da benim adıma damgasını vurmuş olan film “Inglourious Basterds” oldu. Özellikle Landa rolü ile Christoph Waltz göz doldurdu. Haliyle ödüllendirildi. Tarantino böylesine bir hikayeyi karşımıza çıkardığı için sağolsun varolsun.
En hafife alınmış film:
“Grindhouse” ikilemesi hafif diye adlandırılsa da değildir ya da zevkler ve renkler hadisesinden ibarettir.
En şişirilmiş film:
Geçen sene ödüllendirilen “An Education” olabilir ama yakın zamanda izlediğim “New York’ta 5 Minare” isimli film de bu başlığa yakışır.
Sizi gerçekten mutlu eden film:
Sonu mutluluğu işaret eden filmleri sevmem ben. Kötüler kazansın diyenlerden de olmadım ama ortalama sonları olan filmler hoş bir mutluluk katıyor. Şudur budur diyemem.
Sizi kötü yapan, hüzünlendiren film:
“Bizim Aile” desem abes mi kaçar bilemiyorum ama beni fena hüzünlendirir. Hele ki Yaşar Usta’nın iki çift lafı yok mu? Bitirir ademoğlunu.
En sevdiğiniz aşk hikayesini barındıran film:
Eğer dramayı bu dalın ana başlığı olarak algılarsanız “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” olur. Ben de ayrı bir yeri vardır. Özellikle “Enjoy it!” denilen sahne yıkar geçer.
TV için yapılmış en iyi film:
Aslında bir film değil 12 ayrı film. Serilerden benim seçtiğim. Üstüne de bilmem. “Band Of Brothers”
En çarpıcı, en afallatıcı sona sahip film:
Herkes için başlangıç 1999 yılına işaret eder. “The Sixth Sense” öncesinde de afallatan filmler vardır elbet. Saymayalım şimdi durduk yere.
Defalarca izlediğiniz film:
Defalarca izlediğim bir film belirlememiştim daha önceden. Çoğu filmi tekrar tekrar izlerim. Yine de cevap vermem gerekirse seriler tekrar tekrar izlenir. Ben de izlerim.
En iyi Soundtrack’e sahip film:
“Iron Man 2” için AC/DC’nin parçaları kullanıldı bilindiği üzere. Yeterli değil mi? Çok geriye gitmeme gerek kalmadı sanırım. Yırttık : )
Klasiklerden en sevdiğiniz film:
“Judgment at Nuremberg” e bayılırım. Spencer Tracy oyunculuğu ile beni tavlamıştır bu filmde.
80′lerden en sevdiğiniz film:
Bir tane değil ki! “Full Metal Jacket”, “Beetle Juice” , “Back to the Future” , “Scarface” niceleri.
90′lardan en sevdiğiniz film:
Hayatıma ayrı bir anlam katan “The Shawshank Redemption” dan başkası olamaz. Gerçi bu dönem de o kadar güzel filmler yapılmış olması, onlardan bahsedilmeyeceği anlamına gelmiyor değil mi? “Lock, Stock and Two Smoking Barrels”, “Braveheart” ve daha niceleri…
Nefret ettiğiniz film:
“Taxi” serisinden hazetmiyorum.
Gizli gizli sevdiğiniz film:
Gizliden gizliye sevmem filmleri ben. Gelmiş geçmiş olarak düşünürüm. “Trainspotting” der geçerim.
Kimsenin sevmenizi beklememesi gereken film:
“Angel-A” olabilir. Güzeldir güzeldir izleyin mutlaka. Jamel Debbouze’un kim olduğunu görebileceğiniz nadide parça.
Kendinizi en yakın hissettiğiniz, kendinizle bağdaşlaştırdığınız film karakteri:
Bu soru bir kaç karakterden ibaret sonuçlar çıkardı. Bu sebeple pas diyorum.
Sizi en çok hayal kırıklığına uğratmış film:
“Harry Potter” serisindeki tüm filmler. Beğenemedim bir türlü.
En sevdiğiniz roman uyarlaması:
“A Clockwork Orange” Kubrick bu işi iyi yapıyor arkadaş.
En sevdiğiniz çizgiroman uyarlaması:
“Sin City”
En sevdiğiniz aksiyon filmi:
“The Dark Knight”, “Star Wars” serisi.
En sevdiğiniz müzikal:
“Arabesk” evet ta kendisi. Komedi diye bakılsa da gördüğüm en iyi müzikallerden biridir.
En sevdiğiniz bilim kurgu:
“2001: A Space Odyssey” in yeri ayrıdır. O zamanlar ve Kubrick. Hey gidi dayı neler etmişssin sen.
En sevdiğiniz animasyon:
“Spirited Away” en sevdiğimdir ama “Persepolis” ve “Corpse Bride” ın da adı geçmeli.
En sevdiğiniz korku filmi:
Korku filmleri eskiden yapılırmış. Son dönemlerde bu başlık altında ortalığı yakıp kavuran bir film yok gibi. “Psycho” diyorum ve bu dalın yönetmenlerinden biraz daha korkutucu hikayeleriyle karşımıza geçmelerini bekliyorum. Duyuyor musunuz?
En sevdiğiniz yabancı film:
“Oldboy” , “Amores Perros” , “Slumdog Millionaire” , “Pan’s Labyrinth” , “El Laberinto del Fauno” , “City of God “ ve “il buono il brutto il cattivo” da bu kategori de favorilerimdir.
Sizi en çok güldüren film:
Hiç durmadan güldüğüm yegane film bir Türk filmidir. O da Ferhan hocamızın “Pardon” adlı efsanesi. Kayıtlara geçsin lütfen. “How High” unutmam da imkansız. Pek güldürmedi ama eğlendirdi işte.
Herkesin nefret ettiği ama sizin sevdiğiniz film:
“Irreversible” olsa gerek. Çoğu dana filmi yarıda bırakıp kapatmıştır ya da salondan ayrılmıştır.
Görsel açıdan en etkileyici bulduğunuz film:
“The Lord of the Rings” serisi büyüleyici geldi. Görsel tatminine sebebiyet vermesiyle nam yapmamış mıydı zaten?
Favori oyuncunuzun en sevdiğiniz filmi:
Jason Statham favorimdir. Yeni Bruce diyorum ona. Snatch’de harikalar yaratmıştı Turkish karakteri ile. Özellikle oynadığı bir sahnedeki replikler her daim aklımdadır. Başka şeyler anlasam da düz okunduğunda evet o bildiğin espriden ibaret.
Turkish: You take sugar?
Brick Top: No thank you, Turkish; I’m sweet enough.
Favori yönetmenizin en sevdiğiniz filmi:
Guy Ritchie’yi tutarım. Onun da “Snatch” adlı yapımı kafidir. Tarantino’ya da sıcak bakarım. Onun da bir filmini eklemem gerekirse “Pulp Fiction” olur.
Çocukluğunuzdan bir film:
“Rocky V” sinemaya bir kız arkadaşımı davet edip gitmiştim. Yıllar sonra karşılaştığımızda muhabbetimize renk katan bir detayı paylaşmıştı seninle. Kız arkadaşımı almak için gittiğimde kapıyı babası açmıştı. Biz evden ayrılınca ev ahalisine dönüp “Kızım elden gidiyor.” Demiş. Yaş 9 yalnız. : )
En son izleyip etkilendiğiniz film:
“Inception” en son izlediğim filmler arasında en etkileyicisidir.
Merakla beklediğiniz film:
Daha var çıkmasına da biz yine de bekleyenlerdeniz. “Potsdamer Platz”
Güzel liste oldu ama fotoğrafta görselde paylatığım Ingmar’ı unutmuşum. Onun hakkında 1-2 satır yazının ötesi gerekiyor. Uzunca yazarım.
