
14 Kasım 2011 saat 14:05 te yeni bir kalp atışı ile uyandım. Reankarnasyon aslında tekrar yaşam hakkı ile başka bir bedende uyanmak olarak bilinse de aynı anda da bunu yaşamanın ne demek olduğunu öğrendim. Artık Babaydım!
Yarın tam 1 haftalık baba olacağım ve geriye dönüp şöyle bir baktığımda anlatacak o kadar çok şey birikmiş ki! Günü gününe seni yaşar oldum oğul. Kakasını etmiş mi, gazını çıkarmış mı, doymuş mu, doymamış mı, rahat yatmış mı, neden uyumamış, neden çok uyumuş, neden, nasıl, ne zaman… Sorular ve cevaplar eşliğinde yaşadım 1 haftayı sonrası da bu şekilde geçecek eminim ama her anı inanılmaz mutluluk verici, alıp götürüyor o kokusu anayı babayı. Kim bilir anne neler hissediyor? Nirvanaya ermişliğinin yanında mı? Eheh.
Bir an olsun yanından ayırmak istememek gibi bi’şey değil bu sadece orada olduğunu bilmek, o korunmasızlığının, yalnızlık hissinin olmamasını sağlamak için orada olmak. Ebeveyn olmak bu değil midir? Sadece sevmek veya büyütmek değil.. İlk öğrendiğim(iz) bu oldu. Bakalım bize daha neler öğreteceksin oğul.
Kibar sesinle sıkıntıda olduğunu anlatmak için hafif şiddetteki ağlamaları bile bir mucuzeymiş gibi. Halbuki baba iletişim olarak konuşmaya başladıkları safhaları beklemeyiğ tercih eder ama öyle olmayacağını olmaması gerektiğini ilk öğrendiği an gazı/kakası olduğunda bebeğin sadece ağlayabildiğini keşfettiği an olacaktır.
Amerika’yı keşfetmeye başlayalı daha 1 hafta oldu daha çok uzun bir yol var önümde.
Not: Kadıköy Acıbadem Hastanesine, doktorumuz Habibe Seyisoğlu’na, hastanenin doğum servisindeki çalışanlarına, sünnetimizi gerçekleştiren cerrah ekibine, doktoruna, hemşiresine gönülden teşekkürler olsun, sevgiler bizden size…