Film Tercihlerim ve Ben

Geçen yıl gördüğünüz en iyi film:
2009’da benim adıma damgasını vurmuş olan film “Inglourious Basterds” oldu. Özellikle Landa rolü ile Christoph Waltz göz doldurdu. Haliyle ödüllendirildi. Tarantino böylesine bir hikayeyi karşımıza çıkardığı için sağolsun varolsun.

En hafife alınmış film:
“Grindhouse” ikilemesi hafif diye adlandırılsa da değildir ya da zevkler ve renkler hadisesinden ibarettir.

En şişirilmiş film:
Geçen sene ödüllendirilen “An Education” olabilir ama yakın zamanda izlediğim “New York’ta 5 Minare” isimli film de bu başlığa yakışır.

Sizi gerçekten mutlu eden film:
Sonu mutluluğu işaret eden filmleri sevmem ben. Kötüler kazansın diyenlerden de olmadım ama ortalama sonları olan filmler hoş bir mutluluk katıyor. Şudur budur diyemem.

Continue reading

Posted in Sinema | Leave a comment

Baba Olmak

14 Kasım 2011 saat 14:05 te yeni bir kalp atışı ile uyandım. Reankarnasyon aslında tekrar yaşam hakkı ile başka bir bedende uyanmak olarak bilinse de aynı anda da bunu yaşamanın ne demek olduğunu öğrendim. Artık Babaydım!

Yarın tam 1 haftalık baba olacağım ve geriye dönüp şöyle bir baktığımda anlatacak o kadar çok şey birikmiş ki!  Günü gününe seni yaşar oldum oğul. Kakasını etmiş mi, gazını çıkarmış mı, doymuş mu, doymamış mı, rahat yatmış mı, neden uyumamış, neden çok uyumuş,  neden, nasıl, ne zaman… Sorular ve cevaplar eşliğinde yaşadım 1 haftayı sonrası da bu şekilde geçecek eminim ama her anı inanılmaz mutluluk verici, alıp götürüyor o kokusu anayı babayı. Kim bilir anne neler hissediyor? Nirvanaya ermişliğinin yanında mı? Eheh.

Bir an olsun yanından ayırmak istememek gibi bi’şey değil bu sadece orada olduğunu bilmek, o korunmasızlığının, yalnızlık hissinin olmamasını sağlamak için orada olmak. Ebeveyn olmak bu değil midir? Sadece sevmek veya büyütmek değil.. İlk öğrendiğim(iz) bu oldu. Bakalım bize daha neler öğreteceksin oğul.

Kibar sesinle sıkıntıda olduğunu anlatmak için hafif şiddetteki ağlamaları bile bir mucuzeymiş gibi. Halbuki baba iletişim olarak konuşmaya başladıkları safhaları beklemeyiğ tercih eder ama öyle olmayacağını olmaması gerektiğini ilk öğrendiği an gazı/kakası olduğunda bebeğin sadece ağlayabildiğini keşfettiği an olacaktır.

Amerika’yı keşfetmeye başlayalı daha 1 hafta oldu daha çok uzun bir yol var önümde.

Not: Kadıköy Acıbadem Hastanesine, doktorumuz Habibe Seyisoğlu’na, hastanenin doğum servisindeki çalışanlarına, sünnetimizi gerçekleştiren cerrah ekibine, doktoruna, hemşiresine gönülden teşekkürler olsun, sevgiler bizden size…

Posted in Genel | Tagged , , , , , , | Leave a comment

Babalık Heyecanı

Bayram münasebeti ile eşimle daha fazla vakit geçirme fırsatım oldu. 9 gün boyunca aslında benim onunla olmadığım zamanlarda hamileliğinin nasıl bir seyirde ilerlediğine daha yakından tanık oldum. Gerçi hamileliğin son safhalarında olduğumuz gerçeği sebebiyle daha bir yoğun yaşam var hanemizde bu sebeple önceki zamanlarla kıyaslamamız doğru olmayacak. Sonu başı farketmez çok şey öğrendim bu 9 gün boyunca… Baba olmak zor iş arkadaş!

“Amerika’yı baştan keşfediyor musun?” Evet ediyorum zira doğum, hamilelik, anne veya baba olmaktan bihaber yürüyen hayatımızda eşimizden dostumuzdan gördüğümüz bu sürecin içerisine giren biri olarak keşfe de yeni başladım. Herşeyi baştan yakalabilmek de bunun tadı. Aslında içinde bulunduğum durumtTelevizyonda düzenlenen yarışmalardaki katılımcının “Ekran başında daha kolaydı, burası başkaymış.” demesi gibi bi’şey bu. Bir süredir de bu heyacanı tamamı ile kendime sakladığımın farkına varmış durumdayım. Sonunda Fuji Dağı tekrar aktif hale gelecekmiş gibi bir düş içerisinde olmam ile eşdeğer…

 Burada kesiyorum bu yazıyı zira bizimki dünyaya gözünü açtı!

Posted in Genel | Tagged , , , , , , , | 2 Comments